Perşembe , 2 Şubat 2023
Güncel
Anasayfa / off-Topic / Din / Ruhsal Açıdan Dua

Ruhsal Açıdan Dua

Ruhsal Açıdan Dua

Tatmin edilmemiş sonsuz istek ve arzularımız şuur altına atılarak bizde umulmayan zamanlarda çeşitli buhranlara, çeşitli iç sıkıntılara yol açar. Dua ile en gizli, en mahrem duygularımızı dile getirir, içimizi boşaltır, ümidimizi kuvvetlendirir, korkularımızı hafiftetiriz. İçimize eşsiz bir rahatlık verir, gerginlikleri gideririz. Duasız bir insan, ışıksız bir mahzene benzer. Dua ile kendimizi Allah’a daha yakın hissederiz. Duasız insan yalnızlığın karanlık hapsi içinde çırpınan bir zavallıdır. Dua ile benlik . davranışlarını aşabiliriz; çünkü dua engel ve uzaklıklar tanımaz, zaman ve mekanlar ona engel olamaz. Dua ile sonsuz aczimizi yüce Allah’ın sonsuz kudretine bağlama saadetine ereriz. Dua ile ruh gücünü kanatlandırırız. Duada iç varlığımız aydınlanır. Duada kendi gücümüzle değil, Allah’ın sonsuz gücüyle meydan okuruz.

Namazda “Bana doğru yolu göster; beni eğri ve kötü yollardan koru; bana kuvvet ver” demek suretiyle bir taraftan kendimizi, insanlık haysiyetimizi koruyup yükseltmeye yöneltirken, öbür taraftan sınırsız güçsüzlüğümüzü Cenab-ı Hakk’ın sonsuz kudretine bağlar, ruhumuzda eşsiz bir enerji depo ederiz. Bir akümülatör zamanla boşalır. Onu bir kaynağa bağlayıp, şarj etmemiz gerektiği gibi, dış tesirlerle dengesi bozulan varlığımızı ilahı feyizlerle beslemek ve ruhi bir enerji ile doldurmak için en kestirme yol “namaz”dır. Allah(c.c.)’ın büyüklük ve yüceliğini gereği gibi düşünen bir insan, tarifi imkansız hayretler ve haşyetler içinde kalır. Yani bir çeşit hayret, korku, dehşet, coşkunluk ve heyecan içinde kalır. işte her secdede bu hayret ve haşyetin ifadesi vardır. Madde planında basit bir biberin acılığı nasıl yemeklerimize lezzet verirse, bu çeşit korku ve dehşetler hem ruha eşsiz bir zevk verir, hem de onu yüceltir. ibadet yapmamak ve dua etmemekten dolayı ruhları aç kalan nice insanlar vardır ki, medeniyetin bütün lüks ve konforu, ellerindeki servet ve imkanlar onları mutlu edememiştir. iç huzurdan yoksun olan bu biçareler, vicdanları ile başbaşa kalmaktan korkarlar. Onların çılgınca eğlence ve kahkahaları iç varlıklaarında tutuşan yangını maskelese bile kendilerini için için kemirmekten asla kurtaramaz. Hatırdan hiç çıkmamak gerekir ki, ruhun da beden gibi bir çok ihtiyaçları vardır.

Bu hususları gözden uzak tutan yanlış düşünce ve hükümmler bugün insanlığı buhranlara sürüklemekte, kıvrandırmakta, onu gönül huzurundan yoksun bırakmakta ve felaketine yol açmaktadır.

içimiz iman nuruyla parlamadıkça ruh yaralarına merhem olan ilahi emirler yerine getilmedikçe, ibadet ve dualarla içimizi aydınlatmadıkça ne içimizin kasveti kaybolur, ne de dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşabiliriz.

Bugün bir çok hastalıkları meydana getiren çeşitli miktoplar keşfedilmiştir. Bazan yıllarca bu mikroplarla beraber yaşarız, hastalanmayız da, acaba neden günün birinde onların pençesi altında kıvranırız? Çünkü o ana kadar vücudumuzun savunma sistemi, mikropları altedecek durumda idi. Peki niçin bedenimizin direnci birden kırıldı? Ruh ve beden tababeti (psiko-somatik) bunu da ruhi sebeplere bağlamak meylindedir. Şöyle ki: Çeşitli ruhi gerginlikler, üzüntüler, korkular, imansızlık ve ümitsizlik vücut müdafaasını üzerine alan hücrelere tesir ederek adeta onların direncini felce uğratıyor, böylece meydan mikroplara kalıyor; savaşı kaybediyoruz. Zaten ümitsizlik olmazsa, mağlubiyet de olmaz.

Kaynak: Rauf Pehlivan – Duanın Esrarı

Cihan KÜSMEZ Kimdir ?

Makalelerinin Toplam Okunma Sayısı: 2.619.008


2002 yılında başladığım yazı hayatıma ilk önce 2007 yılında blogspot ile devam ederken daha sonra 2009 yılında Wordpress ile devam ettim. 2009'dan bu yana Cihan Blog'ta yazmaktayım. Yazılım, Diziler ve Sosyal Medya ağırlıklı yazıların yanı sıra güncel konular ile ilgili yazılar da yazmaktayım.