Cuma , 22 Şubat 2019
Güncel
Anasayfa / off-Topic / Din / Dua ile Ruh ve Beden Sağlığını Koruma

Dua ile Ruh ve Beden Sağlığını Koruma

Dua ile Ruh ve Beden Sağlığı

İbadetlerin bir hedefi de, insanı ruhen ve bedenen s,ağlam tutmak, ruhi ve bedeni hastalıklara karşı korumakktlr; hatta malının sağlığını bile korumaktır. Çünkü namaz gibi bir ibadet, abdest ve yıkamayı ön şart kabul etmekle beden temizliğine, özellikle namaz ve oruç insanın ruhi temizliğine, zekat özellikle insanın malının temizliğine birer vasıtadır. Bu bakımdan, bütün ibadetleri terapi olarak tarif etmek mümkündür. Bazı hastalıklar vardır ki, sebebi mikrobiktir ve insanın cismine arız olur. Bazı hastalıklar da vardır ki, sebebi mikrobik değildir, yani ruhidir ve insanın ruhi fonksiyonlarına ve yaşantısına arız olur. Fakat ruhla beden arasında kesin ve kategorik bir ayrım olmadığından, bedeni bir hastalık bazan ruhi yaşantıyı da hasta ettiği gibi, ruhsal bir hastalık bazan bedeni de etkileyebilir. O halde, tam ve sağlıklı bir kişilik için, hem bedeni hem de ruhu dengeli bir şekilde sağlıklı tutmak gerekir. İslam, bir iman-ibadet sistemi olarak her türlü hastalığa karşı hem koruyucu bir hekimlik, hem de iyileştirici etkin bir ilaçtır.

İman, her şeyden önce insanın, ruh ve kalp temizliği demektir. İnsan, Allah’a inanmakla benliğini başka şeylerden temizler, Allah şuurunu yerleştirir; küfür ise kirlilik, kalbin kararması demektir. İman insanın güzel, temiz ve doğru fiiller yapmasına vesile olduğu halde, küfür genellikle insanın çirkin ve yanlış işler yapmasına sebepnolur. İnanmakla insan iç huzura kavuşur, inanmamakla da iç huzursuzluğa girer.

“Amerikan Tabipler ve Operatörler Derneği”nden Doktor Harold Hein, ortalama 44 yaşında bulunan işçilerden 176 erkeği incelediğini; bunların yarısının kaynağı sinir gerginliği olan üç hastalıktan birine müptela olduklarını gördüğünü söylüyor. Bu hastalıklar, kalp çarpıntısı, ülser ve tansiyon yüksekliğidir.

Doktorların bu konuda sabır tavsiyeleri Kur’an-ı Kerim’in tavsiyesi yanında çok zayıf kalır:

“Allah’a dayan; vekil olarak Allah yeter.” (Nisa: 80) “Allah dilediğine geniş rızık verir, dilediğine de dar.” (Sad: 25)

“Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı ancak Allah’a ait olmasın. O, onun nerede olduğunu ve nereye yerleştiğini bilir. Bunların hepsi apaçık bir kitaptadır.” (Hud: 6)

“Allah insanlara rahmetini açarsa, onu kimse tutamaz. Allah’ın vermediğini de O’ndan başka kimse veremez. O, güçlÜ ve her şeyi yerli yerinde yapandır.” (Fatır: 2)

Psikologlar, ruh hastalıklarının şifasında ve bunlardan korunmada ımanın en önemli bir faktör olduğunda müttefiktirler. Harward Üniversitesi’nde felsefe Profesörü olan William James “Ruhsal ıstırabın en büyük ilacı, hiç şüphesiz imandır” diyor.

Yine psikologlar sinirsel gerginliğin ve ruhsal sıkıntısının ilacı, bir dost sahibi olmaktır kanısını ileri sürüyorlar. Peki Allah’tan daha iyi dost ve O’nun daima seninle beraber olduğunu düşünmekten bunu böyle bilmekten daha yakın ve daha derin bir teselli olur mu? İnsanı teselli edecek bir arkadaşa ihtiyaç bulunduğu hususunda söylemiş oldukları sözleri, Kur’an Kerim’in ilmine ve onun tavsiyesine nereden ulaşabilir? Zira Cenab-ı Hak (c.c.) şöyle buyuruuyor:

“Eğer kullarım sana benden sorarlarsa, bilsinler ki ben onlara yakınım. Beni çağırdığı zaman çağıranın duasına cevap veririm.” (Bakara: 186)

“Biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kaf: 15) “Üç kişi gizli söyleşmez ki, dördüncüsü Allah olmasın.” (Mücadele: 6)

Sonuç olarak Cenab-ı Hakk’ın şu mübarek sözünü işitmek, ruha rahatın ve huzurun en yücesini getirir:

“Her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah: 4-5)

Kur’an-ı Kerim kalbin ve hissin bütün köşelerine nüfuz edecek kamil bir imanla Allah’a bağlanmayı, O’na dua etmeyi öğütlemiştir. Allah’a imana, O’na tevekküle ve O’na dua etmeye davet eden ayetler Kur’an-ı Kerım’in pek çok yerinde tekrar edilmektedir. Bütün peygamberlerin ilk davet ettikleri şey, tek olan Allah’a iman ve O’na ibadettir. Bütün ilahi dinlerin esası budur. Zira dinin yani semavi dinin aslı, Allah’a iman ve O’na ibadettir. Değişik çağlarda gelen peygamberler bunu haykırmışlardır:

“Biz Nuh’u kavmine gönderdik, O, “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin” dedi.” (Mü’minun: 23)

“İbrahim’i de göndermiştik. Kavmine: “Allah’a ibadet edin, O’ndan korkun” demişti” (Ankebut: 16)

Psikolojik ve pedagojik araştırmalar göstermiştir ki, Allah’a iman etmek, O’na güvenmek ve O’na dua etmek, butün ruhsal hastalıklardan, sinirsel ıstıraplardan, hüzün keder ve korkudan kaynaklanan maddi hastalıklardan kurrtulmanın ve korunmanın en büyük ilacıdır. Konuyu Dr, Alexis Carrel şöyle dile getiriyor:

“Diyebilirim ki, namaz, günümüze kadar bilinen kuvvvet ve hareket kaynaklarının en büyüğüdür. Ben şahsen doktor olmam nedeniyle, tedavi ettiğim hastalar üzerinde bunun bir çok örneklerini gördüm. Nice hastalar gelmiştir ki, ben onların tedavisinde başarısız kalmışımdır. Tıp acziyet ve teslimiyetinden dolayı işten el çekince, derhal işe namaz müdahele etmiş ve kısa zamanda onları iyileştirmiştir. Namaz adeta Radyum ışınları saçan bir maden gibi bir enerji ve hareket kaynağıdır. İnsanlar, yeteri kadar hareketlerini sağlayacak kuvvet bulamadıkları zaman, sınırlı olan faaliyetlerini namazla çoğaltmaya çalışırlar. Biz, namaz kıldığımız zaman kainata hakim olan büyük kuvvetle ilişki kuruyoruz. O’ndan sızlanarak kendi katında bize bir ışık ve nur vermesini istiyoruz. Onunla hayatın sıkıntılarına karşı yardım istiyoruz. Hatta diyebilirim ki, yalnız bu yalvarış dahi tek başına, bize kuvvet ve hereketimizi iade etmeye yeterlidir. Zira Allah’a yalvarış ve yakarışta bulunan hiçbir kimseyi gösteremezsiniz ki, o yalvarışlar kendisine en güzel sonuç olarak dönmüş olmasın. (Üzüntüyü Bırak, Yaşamaya Bak: 229)

Tıbbı araştırmaların neticesine göre, bedensel hastalıkların en önemli sebepleri, insanın genel durumu ve sinir sistemindeki bozukluktur. Allah’a iman yoluyla ruh tedavisi, tıbbın önemli vesilelerinden olmuştur. Psikologlar bu kanaatlerini tereddüde mahal bırakmayacak şekilde ifade etmektedirler. Dr. Bryl şöyle diyor:

“Gerçek dindar olan bir insan asla ruhsal hastalığa yakalanmaz.” Meşhur sinir uzmanı Dale Carnagie şöyle diyor:

“Artık ruh doktorları kuvvetli imanın ve dine sarılmanın, sıkıntı, üzüntü ve sinir gerginliğini yenecek, bu hastalıkları şifaya kavuşturacak iki önemli faktör olduğunu idrak ediyorlar.”

Kaynak: Rauf Pehlivan – Duanın Esrarı

Cihan KÜSMEZ Kimdir ?

Makalelerinin Toplam Okunma Sayısı: 2.369.353


2002 yılında başladığım yazı hayatıma ilk önce 2007 yılında blogspot ile devam ederken daha sonra 2009 yılında Wordpress ile devam ettim. 2009'dan bu yana Cihan Blog'ta yazmaktayım. Yazılım, Diziler ve Sosyal Medya ağırlıklı yazıların yanı sıra güncel konular ile ilgili yazılar da yazmaktayım.